Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususi pasaport sahiplerini kapsayan önemli bir vize muafiyeti anlaşması imzalandı. Anlaşma, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi ve yeniden güçlenmesi açısından dikkat çekici bir adım olarak değerlendiriliyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 6 Mayıs’ta Ankara’da düzenlenen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Üçüncü Toplantısı kapsamında Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al-Suud ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından iki ülke arasında kritik bir anlaşmaya imza atıldı.
HANGİ PASAPORTLAR MUAF OLACAK?
İmzalanan anlaşmaya göre:
- Türkiye Cumhuriyeti diplomatik pasaport sahipleri
- Kamuoyunda “yeşil pasaport” olarak bilinen hususi pasaport sahipleri
Suudi Arabistan’a yapacakları seyahatlerde vize zorunluluğundan muaf tutulacak.
Hususi pasaport; üst düzey devlet memurlarına, belirli kamu görevlilerine, ihracatçılara ve bazı durumlarda aile üyelerine verilen özel bir pasaport türü olarak biliniyor.
Öte yandan Suudi Arabistan vatandaşları halihazırda Türkiye’ye vizesiz seyahat edebiliyor.
İLİŞKİLERDE NORMALLEŞME SÜRECİ
Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi, 2016 yılında kurulmuş ve ilk toplantısını 2017’de Ankara’da gerçekleştirmişti. Ancak 2018 yılında Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülmesi, iki ülke ilişkilerinde ciddi bir krize yol açmıştı.
Bu olay sonrası Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki diplomatik ilişkiler büyük ölçüde gerilmiş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Suudi yönetimini uluslararası platformlarda sert şekilde eleştirmişti. Konsey çalışmaları da bu süreçte askıya alınmıştı.
Son yıllarda ise taraflar arasında yeniden diyalog kurulmuş ve ilişkiler kademeli olarak normalleşme sürecine girmişti. İmzalanan vize muafiyeti anlaşması da bu sürecin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
NE ANLAMA GELİYOR?
Bu anlaşma:
- Diplomatik ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlayacak
- Resmi temasları ve iş birliklerini kolaylaştıracak
- İki ülke arasında güvenin yeniden tesis edildiğini gösterecek
Uzmanlara göre bu adım, ilerleyen dönemde turizm, ticaret ve yatırım alanlarında da daha geniş kapsamlı kolaylıkların önünü açabilir.












