Karadeniz’de fındık üreticileri, yeni sezon için açıklanan 829 bin tonluk rekolte tahminine tepki gösteriyor. Henüz baharın başında yapılan bu yüksek tahminin sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini savunan üreticiler, “Yaprak açmadan fındık dökülüyor” diyerek erken açıklanan rakamların güvenilirliğini sorguluyor.
Yetkili kurumlar tarafından yapılan ilk değerlendirmelerde, çiçek sayımına dayalı verilerle Türkiye genelinde güçlü bir üretim sezonu beklendiği ifade edildi. Ancak üreticilere göre bu tür tahminler, sezonun en kritik riskleri olan don, hastalık ve zararlı etkileri henüz ortaya çıkmadan yapıldığı için yanıltıcı olabiliyor.
Özellikle yüksek kesimlerde görülen soğuk hava etkisi ve bazı bölgelerde yaşandığı belirtilen erken dökülmeler, rekoltenin kağıt üzerindeki kadar yüksek olmayabileceği yönünde endişe yaratıyor. Üreticiler, geçmiş yıllarda da benzer şekilde yüksek açıklanan rekolte tahminlerinin sezon sonunda ciddi biçimde aşağı çekildiğini hatırlatıyor.
Sektör temsilcileri ise erken açıklanan yüksek rekolte beklentilerinin piyasa üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Bu durumun fiyatları aşağı yönlü etkileyebileceğini dile getiren üreticiler, daha sağlıklı tahminler için sezonun ilerleyen dönemlerinin beklenmesi gerektiğini savunuyor.
Uzmanlar, fındıkta kesin rekolte rakamlarının ancak hasat dönemine yaklaşırken netleştiğini vurgularken, önümüzdeki aylarda yapılacak gözlemlerin mevcut tahminleri önemli ölçüde değiştirebileceğine işaret ediyor.
Ordu’da fındık rekoltesine ilişkin açıklanan yüksek tahminler tartışma yaratmaya devam ediyor. Ordu Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Bayhan, ihracatçı birlikleri kaynaklı olduğu öne sürülen 829 bin 239 tonluk rekolte tahmininin sahadaki gerçekleri yansıtmadığını söyledi.
Bayhan, sezonun henüz çok erken bir aşamada olduğuna dikkat çekerek, “Garanti sayımına bakarak yüksek rakamlar telaffuz edilebilir ama 800 bin tonun üzerindeki bir tahmini bu kadar erken açıklamak olağan değil. Fındık daha yeni oluşum aşamasında. Özellikle yüksek rakımlı bölgelerde yaprak bile açmış değil. Bu veriler neye göre değerlendirildi, anlamak zor” dedi.
“Bakanlık devreye girmeli”
Rekolte tartışmasının piyasaya etkilerine de değinen Bayhan, Tarım ve Ticaret Bakanlıkları ile Rekabet Kurumu’nun sürece müdahil olması gerektiğini ifade etti. Özellikle hasat öncesi fiyat politikalarının belirleyici olduğunu vurgulayan Bayhan, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin devreye girerek üreticiyi koruyacak bir taban fiyat açıklaması gerektiğini söyledi.
Bayhan, “Hasada yakın dönemde Toprak Mahsulleri Ofisi aracılığıyla yapılacak alımlarda fiyat üreticinin refahını artıracak seviyede belirlenmeli. Fındık destekleme kapsamına alınmalı, FİSKOBİRLİK güçlendirilmeli. Bizim beklentimiz fiyatın 300-350 lira bandında açıklanmasıdır” diye konuştu.
TZOB yönetimine eleştiri
Bayhan, Türkiye Ziraat Odaları Birliği yönetimine de tepki göstererek, Genel Başkan Şemsi Bayraktar’ın konuya ilişkin sessiz kaldığını savundu. İl ve ilçe düzeyinde mücadele verildiğini ancak genel merkezden beklenen desteğin gelmediğini belirten Bayhan, bu durumun üreticilerde hayal kırıklığı yarattığını ifade etti.
Üreticiye çağrı: “Ürünü erken satmayın”
Üreticilere de uyarıda bulunan Bayhan, fiyatların baskılanmaması için acele edilmemesi gerektiğini söyledi. Bahçe bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Bayhan, “Üreticilerimiz ürününü hemen pazara indirmesin. Uygun fiyat oluşana kadar beklemek, piyasadaki baskıyı azaltacaktır” ifadelerini kullandı.
Fındıkta rekolte tartışmasının önümüzdeki aylarda da devam etmesi beklenirken, gözler hem sahadaki gelişmelere hem de açıklanacak resmi verilere çevrildi.










