ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından küresel enerji piyasalarında yaşanan dalgalanma, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarına zam olarak yansıdı. Çatışmaların arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırmasıyla birlikte Brent petrolün varil fiyatı 80 doların üzerine çıktı. Bunun ardından motorin fiyatlarına yüzde 10,5 oranında artış yapıldı ve litre fiyatı 70 liraya dayandı.
Planlanan zam miktarına da gelişen olaylar sebebiyle zam geldi.
Türkiye’nin enerji ithalatına bağımlı yapısı nedeniyle petrol fiyatlarındaki küresel yükseliş, doğrudan iç piyasaya yansıyor. Akaryakıt fiyatları; rafineri çıkış fiyatına eklenen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), Katma Değer Vergisi (KDV) ve dağıtım paylarıyla belirleniyor. Ham petrol fiyatındaki artış, bu kalemler üzerinden pompa satış fiyatını otomatik olarak yukarı çekiyor.
Artan fiyatların enflasyon üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla hükümetin, kamuoyunda “eşel mobil sistemi” olarak bilinen vergi düzenlemesini yeniden gündemine aldığı belirtiliyor. 2018 yılındaki kur şokunun ardından devreye sokulan bu sistemde, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin tüketiciye doğrudan yansımaması için ÖTV’de indirime gidiliyordu. Uygulama 2022 yılında sona ermişti.
Ekonomi yönetiminin, söz konusu mekanizmanın yeniden uygulanması halinde bütçe gelirlerinde oluşabilecek kaybı ve kamu maliyesine etkilerini değerlendirdiği ifade ediliyor. Kararın kısa süre içinde netleşmesi bekleniyor.
Öte yandan yükselen enerji maliyetleri, enflasyon görünümü açısından da risk oluşturuyor. Şubat ayında yıllık enflasyon yüzde 31,5 seviyesine çıkarken, analistler petrol fiyatlarındaki artışın sürmesi halinde mart ayında enflasyon üzerinde ilave baskı oluşabileceğine dikkat çekiyor.
Petrol piyasalarındaki seyrin devam etmesi durumunda, hem bütçe dengesi hem de fiyat istikrarını korumaya yönelik yeni ekonomik adımların gündeme gelmesi olası görünüyor.












