ABD basınında yer alan iddialara göre Rusya’nın, Ukrayna savaşında geliştirdiği insansız hava aracı (İHA) kullanımına ilişkin ileri düzey taktikleri İran ile paylaştığı öne sürüldü. Söz konusu askeri deneyimlerin, İran’ın ABD ve Körfez ülkelerindeki hedeflere yönelik potansiyel saldırı kapasitesini artırabileceği değerlendiriliyor.
CNN’in aktardığı habere göre Moskova, Ukrayna’daki savaş sırasında edindiği drone operasyonu tecrübelerini Tahran yönetimiyle paylaşıyor. Bu kapsamda İranlı askeri yetkililere eğitim verildiği ve çeşitli operasyonel yöntemler konusunda danışmanlık yapıldığı iddia edildi.
Haberde, özellikle aynı anda çok sayıda insansız hava aracının kullanıldığı “sürü drone saldırıları”, hava savunma sistemlerini aşmayı amaçlayan karma füze ve drone operasyonları ile elektronik harp tekniklerinin paylaşılan başlıca konular arasında yer aldığı belirtildi.
ABD’li yetkililer, Rusya ile İran arasındaki askeri iş birliğinin son dönemde belirgin biçimde derinleştiğini ifade ediyor. Daha önceki bazı istihbarat raporlarında da Moskova’nın İran’a ABD’nin bölgedeki askeri varlıklarının konumuna ilişkin bilgi aktarmış olabileceği ileri sürülmüştü.
Uzmanlar, Ukrayna’daki savaşın insansız hava araçlarının askeri kullanımına yönelik yeni taktiklerin geliştirilmesi açısından önemli bir test alanı haline geldiğine dikkat çekiyor. Bu deneyimlerin İran tarafından benimsenmesinin ise Orta Doğu’daki güvenlik dengelerini etkileyebileceği belirtiliyor.
Analistlere göre özellikle düşük maliyetli ve tespit edilmesi zor kamikaze drone’ların çok sayıda kullanılması, gelişmiş hava savunma sistemleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturabiliyor. Bu tür araçlar kritik altyapıları hedef almak için de etkili bir yöntem olarak görülüyor.
Öte yandan Rusya’nın doğrudan bölgedeki çatışmalara dahil olduğuna dair kesin bir bilgi bulunmuyor. Ancak İran’a askeri taktik ve bilgi paylaşımı yaptığı yönündeki iddiaların birkaç stratejik gerekçeye dayandığı ifade ediliyor.
Uzmanlara göre Moskova’nın bu tür bir iş birliğine yönelmesinin başlıca nedenlerinden biri ABD’nin Orta Doğu’daki askeri etkisini dengelemek olabilir. İran’ın güçlenmesi, Washington’un bölgede daha fazla askeri ve ekonomik kaynak ayırmasına yol açabilir.
Bunun yanı sıra Ukrayna savaşı sonrasında Rusya ile İran arasındaki ilişkilerin hızla yakınlaştığı biliniyor. İran’ın Rusya’ya drone sağladığı daha önce ortaya çıkmıştı; karşılığında Moskova’nın askeri teknoloji ve operasyonel deneyim paylaşabileceği değerlendiriliyor.
Rusya’nın Orta Doğu’daki nüfuzunu artırma hedefi de bu iş birliğinin arkasındaki nedenlerden biri olarak görülüyor. Suriye’deki varlığının ardından Moskova’nın İran ile daha yakın askeri ilişkiler kurarak bölgedeki etkisini genişletmek istediği ifade ediliyor.
Ayrıca Rusya, İran ve bazı ülkelerin zaman zaman ABD öncülüğündeki Batı bloğuna karşı alternatif bir güç dengesi oluşturma arayışı içinde olduğu belirtiliyor. Bu nedenle güvenlik ve savunma alanındaki iş birliklerinin giderek arttığı kaydediliyor.
Öte yandan bölgede gerilim de tırmanmış durumda. ABD ve İsrail, Tahran ile Washington arasındaki müzakereler devam ederken 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri operasyon başlatmıştı. İran ise İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ülkelerde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.
ABD ve İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılarda İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in de aralarında bulunduğu çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği iddia edildi. İranlı yetkililer, saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 1348’i, yaralıların sayısının ise 17 bini geçtiğini açıkladı.











