Doğankentliyiz, deremizin kıymetini en iyi biz biliriz… Çatalağaç Deresi’nde yaşanan kirlilik hepimizi derinden üzdü. Suyumuzun renginin değiştiğini gördük, doğamızın zarar gördüğüne şahit olduk. Bu süreçte sesimizi duyurmaya çalıştık ve şunu da açıkça gördük ki devletimiz bu duruma kayıtsız kalmadı.
Yapılan denetimlerde maden işletmesinin atık suları arıtmadan dereye verdiği net şekilde ortaya kondu. Üstelik bu ihlalin üçüncü kez yaşanması üzerine, devlet bu kez çok daha kararlı ve güçlü bir adım attı. 2 milyon 517 bin liralık idari para cezası uygulanırken, sadece cezayla yetinilmedi.
Özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın süreci titizlikle takip etmesi ve hızlı şekilde müdahale etmesi bizler için çok önemli. Halk sağlığını ve çevreyi ön planda tutan bir anlayışla hareket edilerek, kirliliğin kaynağı olan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri durduruldu. “Gerekli önlemler alınmadan üretim olmaz” denilerek net bir duruş sergilendi.
Ayrıca modern arıtma ve çökeltim sistemleri kurulmadan faaliyete izin verilmeyecek olması, çevrenin korunması adına atılmış çok önemli ve yerinde bir adım. Bu yaklaşım, devletin doğaya ve vatandaşa verdiği değerin açık bir göstergesi.
Biz Doğankentliler olarak atılan bu adımları kıymetli buluyoruz. Elbette beklentimiz, bu sürecin aynı kararlılıkla devam etmesi ve kalıcı çözümlerle deremizin tamamen temizlenmesi. Çünkü bu dere bizim yaşam kaynağımız.
İnanıyoruz ki devletimizin ve bakanlığımızın bu hassasiyetiyle, Doğankent’in doğası yeniden hak ettiği temizliğe kavuşacaktır. Biz de sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.












