Yastık altında ki altın miktarının 600 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.
Merkez bankası başkanı Fatih KARAN, Türkiye’de yastık altında 600 milyar dolarlık altın olduğunu düşündüklerini söyledi.
Ayrıca geçen yıldan bu yana 200 milyar dolara varan bir servet etkisi olduğunu da belirtti. Bu da para politikalarına ters yönde etki eden ve dezenflasyonu yavaşlatan unsurlardan biri, açıklamasında bulundu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2026 yılı ilk Enflasyon Raporu toplantısında konuşan Fatih Karahan, Türkiye’de evlerde saklanan altın miktarına ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Karahan, yapılan tahminlere göre yastık altında yaklaşık 600 milyar dolar değerinde altın bulunduğunu belirtti. Bu büyüklüğün sadece bir tasarruf göstergesi değil, aynı zamanda para politikası açısından önemli bir unsur olduğunu ifade etti.
Altın fiyatlarındaki artış servet etkisi oluşturdu
Karahan, son dönemde altın fiyatlarında yaşanan yükselişin hanehalkı davranışları üzerinde “servet etkisi” yarattığını söyledi. Altının değer kazanmasıyla birlikte vatandaşların kendilerini daha varlıklı hissettiğini ve bunun tüketim eğilimini artırabildiğini belirtti.
Merkez Bankası Başkanı, yastık altındaki altının değerinin son bir yıl içinde 100 milyar ila 200 milyar dolar arasında arttığının tahmin edildiğini ifade etti. Bu artışın talep tarafında canlılık yaratarak para politikasının sıkılaştırıcı etkisini sınırlayabildiği ve dezenflasyon sürecini yavaşlatan unsurlardan biri olduğu dile getirildi.
TCMB’nin 2026 para politikası mesajları
Toplantıda altın stokunun yanı sıra 2026 yılı para politikası stratejileri de ele alındı. Karahan, Merkez Bankası’nın enflasyon hedeflerine ulaşma konusunda veri odaklı ve kararlı bir yaklaşım sürdüreceğini söyledi.
Likidite yönetimi konusunda ise piyasadaki fazla Türk lirasının çeşitli araçlarla çekilmeye devam edileceğini belirten Karahan, mevcut kur rejiminin korunacağını ve politika setinin gerektiğinde esnek şekilde kullanılacağını ifade etti.
Fiyat istikrarı vurgusu
Karahan, enflasyonla mücadelenin toplumsal refah açısından kritik önem taşıdığını da vurguladı. Özellikle düşük gelir gruplarının alım gücünü koruyabilmek için fiyat istikrarının sağlanmasının temel hedef olduğunu belirten Karahan, dezenflasyon sürecinin güçlenmesiyle birlikte ekonomik büyümenin daha sürdürülebilir bir zemine oturacağını söyledi.
Merkez Bankası’nın para politikasını bu hedef doğrultusunda şekillendirdiğini ifade eden Karahan, bugüne kadar verilen mesajların tutarlı olduğunu ve enflasyonla mücadelede kararlılığın süreceğini dile getirdi.










