Giresun Haberleri-Giresun’un Piraziz ilçesine bağlı Deregözü Köyü çevresinde “hava aracı düştü” ihbarı üzerine başlatılan arama çalışmalarında şu ana kadar herhangi bir enkaz, parça veya iz bulunamadı. Vali Mustafa Koç, bölgede izinli veya resmi olarak bildirilmiş bir uçuş bulunmadığını açıkladı. Olayın yüksek gerilim hattındaki arıza nedeniyle meydana gelen patlama ve seslerle ilişkili olabileceği değerlendirilirken, Karadeniz’de son dönemde yaşanan İHA olayları nedeniyle farklı bir ihtimal de kamuoyunun gündemine geldi.
Giresun’un Piraziz ilçesinde 22 Ağustos Cumartesi günü öğle saatlerinde yaşanan gelişme, kısa sürede kentte büyük bir hareketliliğe neden oldu.
Deregözü Köyü civarında bir hava aracının düştüğüne yönelik 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine bölgeye sağlık, jandarma, emniyet, AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edildi.
Giresun Valiliği tarafından yapılan resmi açıklamada, saat 13.00 sıralarında hava aracı olduğu değerlendirilen bir aracın düştüğüne yönelik ihbar alındığı ve olayın teyit edilmesi amacıyla bölgede arama-tarama çalışması başlatıldığı bildirildi. İlk çalışmalarda ise herhangi bir buluntu veya ize rastlanmadığı açıklandı.
Ancak olayın en dikkat çekici yönlerinden biri, ihbarın ardından ortaya çıkan ayrıntılar oldu.
VALİ KOÇ: BÖLGEDE RESMİ VE İZİNLİ BİR UÇUŞ YOK
Giresun Valisi Mustafa Koç, olayın ardından Deregözü bölgesine giderek ekiplerden bilgi aldı.
Vali Koç’un açıklamalarına göre, AFAD, UMKE ve jandarma ekiplerinin yanı sıra ilgili kurumlarla da görüşmeler yapıldı. Sağlık Bakanlığı, TEİAŞ ve Orman Genel Müdürlüğü başta olmak üzere helikopter veya hava aracı uçurabilecek kurumlarla yapılan görüşmelerde bölgede resmi olarak bildirilmiş ve izinli bir uçuş bulunmadığı teyit edildi.
Bu ayrıntı, olayla ilgili soru işaretlerini daha da artırdı.
Çünkü ilk saatlerde bazı haberlerde yüksek gerilim hatlarında çalışma yapan bir elektrik dağıtım şirketine ait helikopterin düşmüş olabileceği ileri sürülmüş, ancak daha sonra bu iddia doğrulanmadı. Çoruh EDAŞ’ın da bölgede şirket tarafından helikopterle yürütülen bir faaliyet bulunmadığını bildirdiği aktarıldı.
Dolayısıyla şu aşamada ortada düştüğü doğrulanmış bir helikopter bulunmuyor.
İHBARIN KAYNAĞI: PATLAMA VE DUMAN GÖRÜLDÜĞÜ İDDİASI
Olayı daha da ilginç hale getiren ayrıntı ise ihbarı yapan vatandaşın gördükleriyle ilgili.
Vali Mustafa Koç’un aktardığı bilgilere göre ihbar sahibiyle görüşüldü ve kişinin doğrudan bir helikopter ya da hava aracı gördüğünü doğrulamadığı belirtildi.
Vatandaşın ifadesinin daha çok bir patlama sesi ve duman gördüğü yönünde olduğu aktarıldı.
Tam bu noktada yüksek gerilim hattı ihtimali gündeme geldi.
Vali Koç, bölgede bulunan yüksek gerilim hattında saat 13.00 civarında arıza sinyali alındığını, bunun ardından hava aracı ihbarının geldiğini belirtti.
Bu iki olayın zamanlamasının birbirine oldukça yakın olması dikkat çekiyor.
Valiliğin değerlendirmesine göre yüksek gerilim hattındaki arıza sırasında meydana gelebilecek büyük gürültü, patlama sesi veya ortaya çıkan görüntülerin vatandaş tarafından hava aracı kazası şeklinde değerlendirilmiş olabileceği üzerinde duruluyor.
Bu senaryo şu an için olayın en somut açıklamalarından biri.
Ancak soruşturma ve arama çalışmaları tamamlanmadan kesin hüküm vermek de mümkün değil.
Peki, “İHA” İHTİMALİ NEDEN GÜNDEME GELİYOR?
Piraziz’deki olayın bir insansız hava aracıyla bağlantılı olduğuna dair şu an resmi bir kanıt bulunmuyor.
Bununla birlikte bu ihtimalin kamuoyunda konuşulmasının tamamen temelsiz olduğunu söylemek de doğru olmaz.
Çünkü Karadeniz’in güvenlik ortamı son dönemde önemli ölçüde değişti.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Karadeniz’e yansıyan boyutunda insansız hava ve deniz araçlarının kullanımı giderek arttı. Ağustos ayında Karadeniz’de Türk sahipli ticari gemilerin de İHA saldırılarından etkilenmesi üzerine Türkiye, hem Rusya’ya hem de Ukrayna’ya Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması çağrısında bulundu.
Daha da önemlisi, Giresun’un hemen doğusundaki Trabzon’da 18 Ağustos 2026’da şüpheli bir İHA olayı yaşandı.
Trabzon’un Arsin ilçesinde bir polis merkezinin bahçesine düşen bir cisim, ilk değerlendirmelere göre insansız hava aracı olabileceği gerekçesiyle incelemeye alındı. Olayda dört polis aracı zarar gördü ancak can kaybı yaşanmadı. Cismin nereden geldiği ve hangi ülkeye ait olduğu konusunda soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Bu olay, Piraziz’deki ihbar açısından doğrudan bağlantı anlamına gelmiyor.
Fakat coğrafi yakınlık ve zamanlama nedeniyle Karadeniz hava güvenliğinin yeniden tartışılması açısından önem taşıyor.
KARADENİZ ARTIK SADECE DENİZDEN GELEN TEHDİTLERİN DEĞİL, HAVA TEHDİTLERİNİN DE GÜNDEMDE OLDUĞU BİR BÖLGE
Rusya-Ukrayna savaşının başlangıcından bu yana Karadeniz’de insansız sistemlerin kullanımı ciddi şekilde arttı.
Rusya ve Ukrayna tarafından kullanılan İHA’lar yalnızca cephe hattında değil, Karadeniz kıyıları ve Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki stratejik bölgelerinde de etkili oluyor.
Ağustos ayının başında Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’ya ait yüzlerce İHA’nın etkisiz hale getirildiğini ve bunların arasında Karadeniz çevresindeki bölgelerin de bulunduğunu açıkladı.
Aynı dönemde Karadeniz’de ticari gemilere yönelik İHA saldırıları da yaşandı.
3 Ağustos’ta Rusya’nın Novorossiysk Limanı açıklarında Türk sahipli Nadezhda adlı ticari geminin İHA saldırısına uğraması ve üç mürettebatın ağır yaralanması, savaşın Karadeniz’deki sivil deniz trafiğine yönelik risklerini açık şekilde ortaya koydu. Türkiye bunun üzerine Rusya ve Ukrayna’ya seyrüsefer güvenliği konusunda çağrıda bulundu.
20 Ağustos’ta ise Romanya’nın Karadeniz’deki Neptun Deep doğal gaz projesi yakınlarında bir deniz dronunun imha edildiği bildirildi. Olay, Karadeniz’deki kritik enerji altyapısının insansız sistemler açısından taşıdığı riskleri yeniden gündeme getirdi.
Dolayısıyla Giresun’da yaşanan olay, tek başına değerlendirildiğinde yüksek gerilim hattı arızasıyla açıklanabilecek bir ihbar olabilirken, bölgesel güvenlik tablosu dikkate alındığında hava sahası açısından da teknik olarak incelenmesi gereken bir olaydır.
TÜRKİYE DAHA ÖNCE DE KARADENİZ YÖNÜNDEN GELEN İHA İLE KARŞILAŞTI
İHA ihtimalinin tamamen göz ardı edilmemesi gerektiğini gösteren bir başka önemli gelişme ise Türkiye’nin daha önce Karadeniz yönünden hava sahasına yaklaşan bir İHA ile karşılaşmış olması.
Milli Savunma Bakanlığı, Aralık 2025’te Karadeniz yönünden Türk hava sahasına yaklaşan bir İHA’nın vurularak düşürüldüğünü açıklamıştı.
Bakanlık, olayın Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında Karadeniz’deki güvenlik ortamıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişti.
Ayrıca Milli Savunma Bakanlığı, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında kullanılan İHA ve insansız deniz araçlarının kontrol kaybetmesi veya hareket kabiliyetini yitirmesi sonucunda farklı bölgelere sürüklenebilmesi ihtimaline de dikkat çekmişti.
Bu nedenle “Giresun’daki ihbar kesinlikle bir İHA ile ilgilidir” demek ne kadar yanlışsa, “İHA ihtimali kesinlikle mümkün değildir” demek de mevcut bölgesel güvenlik koşulları açısından erken bir hüküm olacaktır.
RUSYA MI, UKRAYNA MI?
Burada özellikle dikkat edilmesi gereken nokta şu:
Piraziz’deki olayın Rusya veya Ukrayna kaynaklı olduğunu gösteren hiçbir resmi bulgu şu anda bulunmuyor.
Üstelik ortada henüz doğrulanmış bir hava aracı veya enkaz da yok.
Bu nedenle “Rus İHA’sı düştü” veya “Ukrayna İHA’sı Giresun’a geldi” şeklinde bir iddia ortaya atmak, mevcut verilerin çok ötesine geçmek anlamına gelir.
Böyle bir ihtimalin araştırılması durumunda ise teknik inceleme sonucunda;
- Cismin gerçekten hava aracı olup olmadığı,
- İnsansız bir sistem olup olmadığı,
- Parçalarının bulunup bulunmadığı,
- Radar kayıtlarında herhangi bir iz bulunup bulunmadığı,
- Sivil hava trafik kayıtlarında karşılığının olup olmadığı,
- Türk hava sahasına hangi yönden girmiş olabileceği,
- Elektronik harp veya GPS karıştırması nedeniyle rotasından sapmış olma ihtimali,
- Cismin Rusya, Ukrayna veya başka bir ülkeye ait olduğuna dair teknik bir işaret bulunup bulunmadığı
gibi soruların yanıtlanması gerekir.
Özellikle radar ve hava savunma kayıtları, olayın aydınlatılması açısından saha aramasından çok daha önemli olabilir.
BİR BAŞKA İHTİMAL: ELEKTRİK HATTINDAKİ ARIZA
Mevcut veriler içerisinde en somut ihtimallerden biri ise yüksek gerilim hattındaki arıza.
Vali Koç’un verdiği bilgiye göre yüksek gerilim hattında arıza sinyali ile vatandaşın patlama/duman gördüğünü bildirmesi arasında çok kısa bir zaman bulunuyor.
Bu durum, olayın hava aracı kazası olmadığı yönündeki ihtimali güçlendiriyor.
Üstelik arama ekiplerinin bölgede herhangi bir enkaz veya hava aracı parçasına rastlamamış olması da bu ihtimali destekliyor.
Ancak özellikle ormanlık ve engebeli Karadeniz arazisi düşünüldüğünde, ilk aramalarda bir parçaya rastlanmaması tek başına kesin kanıt olarak değerlendirilmemeli.
Bu nedenle olayın teknik olarak tamamen açıklığa kavuşturulması önem taşıyor.
ASIL SORU: PİRAZİZ’DE NE OLDU?
Şu anda elde bulunan bilgiler üç ana ihtimali ortaya çıkarıyor:
1. Yüksek gerilim hattı arızası:
Zamanlama, patlama sesi ve duman iddiası bu ihtimali güçlü şekilde destekliyor.
2. Henüz tespit edilemeyen küçük bir hava aracı:
Özellikle küçük İHA’lar için enkazın ilk aramada bulunamaması teorik olarak mümkün. Ancak şu an bunu destekleyen herhangi bir fiziksel bulgu yok.
3. Savaş bağlantılı bir İHA veya başka bir insansız hava aracı:
Karadeniz’deki mevcut güvenlik ortamı nedeniyle teknik olarak araştırılması mümkün bir senaryo. Fakat Piraziz olayıyla Rusya veya Ukrayna arasında bağlantı kurabilecek şu anda hiçbir resmi veri bulunmuyor.
Dolayısıyla üçüncü ihtimal “oldu” şeklinde değil, “araştırılabilir mi?” şeklinde ele alınmalı.
GİRESUN AÇISINDAN NEDEN ÖNEMLİ?
Piraziz’deki olayın sonunda yüksek gerilim hattı arızası olduğu ortaya çıksa bile, yaşanan gelişme Giresun açısından önemli bir güvenlik sorusunu gündeme getirmiş durumda.
Karadeniz’de savaşın etkileri kıyı güvenliği, ticari gemiler, enerji altyapısı ve hava sahası bakımından giderek daha fazla hissediliyor.
Trabzon’da günler önce yaşanan şüpheli İHA olayı ile Giresun’daki hava aracı ihbarının aynı şey olduğunu söylemek mümkün değil.
Ancak iki olayın aynı Karadeniz kuşağında, kısa zaman aralığında meydana gelmiş olması nedeniyle bölgedeki hava güvenliğinin daha dikkatli takip edilmesi gerektiği açık.
Özellikle Giresun gibi dağlık ve ormanlık arazi yapısına sahip bir bölgede, küçük bir hava aracının düşmesi halinde enkazın ilk etapta bulunması güç olabilir.
Bu nedenle bundan sonraki aşamada yalnızca karadan arama yapılması değil, radar kayıtları, hava trafik verileri, güvenlik kameraları, telsiz kayıtları ve ilgili askeri/sivil hava gözetleme sistemlerinin verilerinin birlikte değerlendirilmesi olayın niteliğini ortaya koyabilir.
SONUÇ: ŞU AN İHA DEMEK İÇİN ERKEN, İHA İHTİMALİNİ YOK SAYMAK DA DOĞRU DEĞİL
Piraziz Deregözü’ndeki olayda şu ana kadar doğrulanmış bir hava aracı kazası yok.
Giresun Valiliği’nin resmi açıklaması da bunu açıkça ortaya koyuyor: Aramalarda herhangi bir buluntu veya ize rastlanmadı ve çalışmalar ihbarın teyidi amacıyla sürdürüldü.
Vali Mustafa Koç’un açıklamaları ise yüksek gerilim hattındaki arıza ile ihbar arasında dikkat çekici bir zaman bağlantısı bulunduğunu gösteriyor.
Bu nedenle mevcut bilgiler ışığında en güçlü ihtimalin yüksek gerilim hattındaki olayın yanlış yorumlanması olduğu söylenebilir.
Fakat Karadeniz’in son dönemde Rusya-Ukrayna savaşının hava ve deniz boyutundan giderek daha fazla etkilenmesi, Trabzon’da günler önce yaşanan şüpheli İHA olayı ve Türkiye’nin daha önce Karadeniz yönünden yaklaşan İHA’larla karşılaşmış olması nedeniyle, Piraziz’deki olayın teknik kayıtlar açısından da incelenmesi kamuoyunun makul bir beklentisi haline geliyor.
Şimdilik ortada bir İHA enkazı yok, Rusya veya Ukrayna bağlantısını gösteren hiçbir kanıt yok ve resmi makamlar da böyle bir değerlendirme yapmış değil.
Ancak soruşturmanın sonunda “hava aracı değildi” sonucuna ulaşılması ile “hava aracıydı ve şu ülkeye aitti” sonucuna ulaşılması arasında çok büyük fark var.
Bu nedenle Deregözü’ndeki olayın nihai açıklaması, yalnızca yerde yapılacak aramayla değil, hava trafik ve radar kayıtlarının da incelenmesiyle Giresun kamuoyundaki soru işaretlerini tamamen giderebilir.












