Türkiye’de kadın emeğinin ekonomiye katkısını ortaya koyan son veriler, Karadeniz’in üretken kadınlarının başarısını bir kez daha gözler önüne serdi. Ticaret Bakanlığının yayımladığı “Kadınların İhracattaki Rolü ve Katkısının Analizi” çalışmasına göre, 2025 yılında kadınların katkı sağladığı ihracatın toplam içindeki payında zirvede Giresun yer alırken, Ordu da dikkat çeken iller arasında üst sıralarda bulundu. Bu başarıda ise bölgenin en önemli geçim kaynağı olan fındık sektörü başrolü oynadı.
Karadeniz’in zorlu coğrafyasında üretimin her aşamasında aktif rol üstlenen kadınlar, fındığın bahçedeki ilk filizinden ihracata hazır hale gelene kadar geçen süreçte büyük bir emeği omuzluyor. Hasat, kurutma, ayıklama ve işleme gibi zahmetli aşamaların çoğunda kadınların yoğun olarak çalışması, bölge ekonomisine doğrudan yansıyor.
Verilere göre, Giresun’da 2025 yılında yaklaşık 1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, bunun 598,4 milyon dolarlık kısmı kadın emeğiyle oluştu. Ordu’da ise toplam 707 milyon 887 bin dolarlık ihracatın yaklaşık 287 milyon 314 bin doları yine kadınların katkısıyla sağlandı. Bu rakamlar, Karadeniz kadınının üretimdeki belirleyici rolünü net biçimde ortaya koyuyor.
Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, kentte ihracatın büyük bölümünün fındık ve gıda ürünlerinden oluştuğunu, tekstil sektöründe de kadın istihdamının önemli bir yer tuttuğunu belirtiyor. Kadınların özellikle bu iki sektörde yoğunlaşması, ilin ihracat performansını doğrudan güçlendiriyor. Çakırmelikoğlu’na göre bu tablo, Giresun’un her geçen yıl büyüyen ihracat kapasitesinin arkasındaki en önemli dinamiklerden biri.
Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Adil Levent Karlıbel ise fındığın her aşamasında kadın emeğinin belirleyici olduğunu vurguluyor. Bahçede üretimden fabrikalarda işlenmeye kadar uzanan süreçte kadınların üstlendiği rolün “emeğin büyük kısmını taşıyan ana güç” olduğunu ifade eden Karlıbel, aynı zamanda aile şirketlerinde yeni kuşak kadınların da aktif şekilde yer almaya başladığını dile getiriyor.
Karadeniz’de erkek nüfusun önemli bir kısmının farklı şehirlerde çalışması, kırsalda ve tarımda kadınların sorumluluğunu daha da artırıyor. Bu durum, kadınların yalnızca üretici değil aynı zamanda ailenin ekonomik sürdürücüsü olmasını sağlıyor. Tarım, hayvancılık ve ihracata yönelik üretimde gösterdikleri bu özveri, onları bölge ekonomisinin bel kemiği haline getiriyor.
Sonuç olarak, Giresun ve Ordu örneği, Türkiye’de kadın emeğinin doğru alanlarda desteklendiğinde nasıl güçlü ekonomik çıktılar yaratabileceğini açıkça gösteriyor. Karadeniz kadınının çalışkanlığı, azmi ve üretkenliği sadece bölgesel değil, ulusal ölçekte de ihracatın büyümesine katkı sunmaya devam ediyor.












